KAPADOKYA ÜNİVERSİTESİ
Mehtap Konak
Köşe Yazarı
Mehtap Konak
 

Büyüyen sadece çocuklar değil

Bir çocuğun nasıl bir insan olacağını merak ediyoruz. Nasıl konuşacağını, nasıl davranacağını, hayata nasıl bakacağını, insanlara nasıl yaklaşacağını düşünüyoruz. İyi bir eğitim almasını, güzel bir geleceğe sahip olmasını istiyoruz. Peki hiç düşündük mü, bütün bunları öğrenirken bizden neler görüyorlar? Çünkü çocuklar dünyaya bizim anlattığımız kadar, bize bakarak da hazırlanıyor. Biz onlara dürüst olmayı anlatırken küçük yalanlarımızı, saygılı olmayı öğretirken başkalarına karşı tavrımızı, merhameti anlatırken görmezden geldiğimiz hayatları izliyorlar. Üstelik bunu yalnızca evde yapmıyorlar. Sokakta, okulda, toplu taşımada, bir alışveriş sırasında, bir tartışmanın ortasında… Hayatın her yerinde yetişkinleri izliyorlar. Bir insanın kendisinden farklı olana nasıl davrandığını, gücü eline geçirdiğinde nasıl değiştiğini, hata yaptığında özür dileyip dilemediğini görüyorlar. Biz bazen bir çocuğun yanında söylediğimiz tek bir kelimeye dikkat ediyoruz ama davranışlarımızın bıraktığı izleri hesaba katmıyoruz. Oysa bir çocuğa iyiliği anlatmakla, iyiliği yaşatmak aynı şey değil. Birine yardım ederken bizi görüyor. Bir haksızlık karşısında sesimizi yükseltip yükseltmediğimizi görüyor. Kendimizden daha güçsüz birine nasıl davrandığımızı görüyor. Ve belki de en önemlisi, kimsenin bizi izlemediğini düşündüğümüz anlarda nasıl insanlar olduğumuzu öğreniyor. Bugün biraz da buradan bakmak gerekiyor. Çocuklardan daha anlayışlı olmalarını bekliyoruz ama birbirimizi dinlemeye tahammülümüz yok. Onlardan saygılı olmalarını istiyoruz ama en küçük fikir ayrılığında birbirimizi kırmaktan çekinmiyoruz. Paylaşmayı öğrenmelerini istiyoruz ama başkasının sevincine bile ortak olmakta zorlanıyoruz. Sonra da yeni nesilden şikâyet ediyoruz. Peki, biz onlara nasıl bir örnek bırakıyoruz? Her şeyi çocukların omuzlarına yüklemek ne kadar kolay… Daha iyi olsunlar, daha başarılı olsunlar, daha düzgün bir toplumda yaşasınlar istiyoruz. Fakat o toplumun bir parçası olduğumuzu, değişimin de bizim davranışlarımızla başlayacağını unutuyoruz. Belki de çocuk yetiştirmenin en zor tarafı, onlara doğruları anlatmak değil; kendi yanlışlarımızla yüzleşebilmektir. Çünkü insanın gelişimi de tam burada başlar. Yaş almakla değil, kendini sorgulamakla… Her zaman haklı çıkmakla değil, gerektiğinde hatasını kabul etmekle… Başkalarını değiştirmeye çalışmakla değil, önce kendi davranışını değiştirmekle… Bir çocuğun hayatında bazen büyük hediyelerden çok küçük davranışlar kalır. Haksızlığa uğradığında yanında duran biri, başarısız olduğunda onu küçümsemeyen bir ses, hata yaptığında sevgisini geri çekmeyen bir yaklaşım… Bunlar yalnızca güzel anılar değildir. Bir insanın kendine, başkalarına ve hayata bakışını şekillendiren izlerdir. Üstelik çocuklara bırakacağımız gelecek yalnızca onların geleceği değil. Birbirimize nasıl davranacağımızı, hangi değerleri yaşatacağımızı ve nasıl bir toplum olacağımızı da belirleyecek. Belki artık çocuklara sürekli nasıl olmaları gerektiğini anlatmayı biraz bırakıp, onlara nasıl insanlar olduğumuzu göstermenin zamanı gelmiştir. Daha az yargılayalım. Daha çok anlayalım. Haksızlık karşısında susmayalım. Özür dilemeyi zayıflık saymayalım. İyiliği yalnızca tanıdıklarımıza değil, hiç tanımadığımız insanlara da gösterelim. Çünkü çocuklar yalnızca bizim çocuklarımız değil, yarının insanlarıdır. Ve yarının insanlığı, bugünün yetişkinlerinin davranışlarında şekilleniyor. Bir gün çocuklarımız büyüyecek. Belki söylediklerimizin çoğunu unutacaklar ama onlara nasıl hissettirdiğimizi, insanlara nasıl davrandığımızı ve hangi değerlerle yaşadığımızı yanlarında taşıyacaklar. O gün geldiğinde onlardan nasıl bir dünya kurmalarını beklediğimizi değil, o dünyayı kurabilmeleri için bugün onlara nasıl bir örnek olduğumuzu düşünmeliyiz. Çünkü mesele yalnızca nasıl çocuklar yetiştirdiğimiz değil… Bir çocuğun gözünden bakıldığında, nasıl bir insan olduğumuzdur.
Ekleme Tarihi: 02 Kasım 2026 -Pazartesi

Büyüyen sadece çocuklar değil

Bir çocuğun nasıl bir insan olacağını merak ediyoruz. Nasıl konuşacağını, nasıl davranacağını, hayata nasıl bakacağını, insanlara nasıl yaklaşacağını düşünüyoruz. İyi bir eğitim almasını, güzel bir geleceğe sahip olmasını istiyoruz.

Peki hiç düşündük mü, bütün bunları öğrenirken bizden neler görüyorlar?

Çünkü çocuklar dünyaya bizim anlattığımız kadar, bize bakarak da hazırlanıyor.

Biz onlara dürüst olmayı anlatırken küçük yalanlarımızı, saygılı olmayı öğretirken başkalarına karşı tavrımızı, merhameti anlatırken görmezden geldiğimiz hayatları izliyorlar.

Üstelik bunu yalnızca evde yapmıyorlar. Sokakta, okulda, toplu taşımada, bir alışveriş sırasında, bir tartışmanın ortasında… Hayatın her yerinde yetişkinleri izliyorlar.

Bir insanın kendisinden farklı olana nasıl davrandığını, gücü eline geçirdiğinde nasıl değiştiğini, hata yaptığında özür dileyip dilemediğini görüyorlar.

Biz bazen bir çocuğun yanında söylediğimiz tek bir kelimeye dikkat ediyoruz ama davranışlarımızın bıraktığı izleri hesaba katmıyoruz.

Oysa bir çocuğa iyiliği anlatmakla, iyiliği yaşatmak aynı şey değil.

Birine yardım ederken bizi görüyor. Bir haksızlık karşısında sesimizi yükseltip yükseltmediğimizi görüyor. Kendimizden daha güçsüz birine nasıl davrandığımızı görüyor.

Ve belki de en önemlisi, kimsenin bizi izlemediğini düşündüğümüz anlarda nasıl insanlar olduğumuzu öğreniyor.

Bugün biraz da buradan bakmak gerekiyor.

Çocuklardan daha anlayışlı olmalarını bekliyoruz ama birbirimizi dinlemeye tahammülümüz yok. Onlardan saygılı olmalarını istiyoruz ama en küçük fikir ayrılığında birbirimizi kırmaktan çekinmiyoruz. Paylaşmayı öğrenmelerini istiyoruz ama başkasının sevincine bile ortak olmakta zorlanıyoruz.

Sonra da yeni nesilden şikâyet ediyoruz.

Peki, biz onlara nasıl bir örnek bırakıyoruz?

Her şeyi çocukların omuzlarına yüklemek ne kadar kolay… Daha iyi olsunlar, daha başarılı olsunlar, daha düzgün bir toplumda yaşasınlar istiyoruz. Fakat o toplumun bir parçası olduğumuzu, değişimin de bizim davranışlarımızla başlayacağını unutuyoruz.

Belki de çocuk yetiştirmenin en zor tarafı, onlara doğruları anlatmak değil; kendi yanlışlarımızla yüzleşebilmektir.

Çünkü insanın gelişimi de tam burada başlar. Yaş almakla değil, kendini sorgulamakla… Her zaman haklı çıkmakla değil, gerektiğinde hatasını kabul etmekle… Başkalarını değiştirmeye çalışmakla değil, önce kendi davranışını değiştirmekle…

Bir çocuğun hayatında bazen büyük hediyelerden çok küçük davranışlar kalır. Haksızlığa uğradığında yanında duran biri, başarısız olduğunda onu küçümsemeyen bir ses, hata yaptığında sevgisini geri çekmeyen bir yaklaşım…

Bunlar yalnızca güzel anılar değildir. Bir insanın kendine, başkalarına ve hayata bakışını şekillendiren izlerdir.

Üstelik çocuklara bırakacağımız gelecek yalnızca onların geleceği değil. Birbirimize nasıl davranacağımızı, hangi değerleri yaşatacağımızı ve nasıl bir toplum olacağımızı da belirleyecek.

Belki artık çocuklara sürekli nasıl olmaları gerektiğini anlatmayı biraz bırakıp, onlara nasıl insanlar olduğumuzu göstermenin zamanı gelmiştir.

Daha az yargılayalım. Daha çok anlayalım. Haksızlık karşısında susmayalım. Özür dilemeyi zayıflık saymayalım. İyiliği yalnızca tanıdıklarımıza değil, hiç tanımadığımız insanlara da gösterelim.

Çünkü çocuklar yalnızca bizim çocuklarımız değil, yarının insanlarıdır.

Ve yarının insanlığı, bugünün yetişkinlerinin davranışlarında şekilleniyor.

Bir gün çocuklarımız büyüyecek. Belki söylediklerimizin çoğunu unutacaklar ama onlara nasıl hissettirdiğimizi, insanlara nasıl davrandığımızı ve hangi değerlerle yaşadığımızı yanlarında taşıyacaklar.

O gün geldiğinde onlardan nasıl bir dünya kurmalarını beklediğimizi değil, o dünyayı kurabilmeleri için bugün onlara nasıl bir örnek olduğumuzu düşünmeliyiz.

Çünkü mesele yalnızca nasıl çocuklar yetiştirdiğimiz değil…

Bir çocuğun gözünden bakıldığında, nasıl bir insan olduğumuzdur.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve lalehaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.