Yükseköğretim Kurumları Sınavı’na (YKS) artık son 102 gün kaldı. Bu dönem, sınava hazırlanan öğrenciler için yılın en yoğun ve en kritik süreçlerinden biri olarak kabul edilir. Ders programlarının sıklaşması, deneme sınavlarının artması ve hedeflerin daha belirgin hâle gelmesi öğrenciler üzerinde ciddi bir akademik ve psikolojik baskı oluşturabilir.
Bu süreçte öğrencilerin karşı karşıya kaldığı zorluklar yalnızca akademik içerikle sınırlı değildir. Artan sınav kaygısı, performans beklentisi ve gelecek kaygısı öğrencilerin psikolojik dayanıklılığını da önemli ölçüde etkileyebilmektedir.
Her yıl çalışmalarımda sıklıkla gözlemlediğim durumlardan biri de ailelerin iyi niyetle sergiledikleri bazı davranışların, farkında olmadan öğrencilerin motivasyonunu olumsuz yönde etkileyebilmesidir.
Peki aileler istemeden çocuklarının başarısını nasıl sabote edebilir?
Sürekli Akademik Performansı Hatırlatmak
Sınava hazırlanan öğrenciler günlerinin önemli bir bölümünü ders çalışarak geçirirler. Bu nedenle “Ders çalıştın mı?”, “Bugün kaç soru çözdün?”, “Deneme sınavın nasıl geçti?” gibi soruların gün içinde sürekli tekrar edilmesi öğrencilerde baskı duygusunu artırabilir.
Bu tür yaklaşımlar öğrencilerin motivasyonunu artırmaktan çok, zamanla yetersizlik hissini güçlendirebilir.
Öğrencileri Başkalarıyla Kıyaslamak
Sınav sürecinde öğrencilerin başkalarıyla kıyaslanması oldukça yaygın ancak son derece problemli bir yaklaşımdır. “Arkadaşın şu kadar net yapmış.” veya “Başka öğrenciler çok ilerledi.” gibi ifadeler öğrencinin özgüvenini zedeleyebilir.
Her öğrencinin öğrenme hızı, çalışma yöntemi ve gelişim süreci farklıdır. Bu nedenle öğrencilerin başkalarıyla değil, kendi gelişimleriyle değerlendirilmesi daha sağlıklı bir yaklaşım olacaktır.
Sınav Kaygısını Sürekli Gündemde Tutmak
Sınava son 102 gün kala hem öğrenciler hem de aileler doğal olarak daha hassas bir döneme girer. Ancak ev ortamında sürekli sınavın konuşulması, öğrencinin zihinsel yükünü artırabilir ve kaygı düzeyini yükseltebilir.
Bu süreçte öğrencilerin yalnızca akademik planlamaya değil, aynı zamanda psikolojik destek ve dengeli bir aile ortamına da ihtiyaç duydukları unutulmamalıdır.
Başarıyı Tek Değer Ölçütü Haline Getirmek
Bazı aileler farkında olmadan öğrencinin değerini yalnızca sınav başarısıyla ilişkilendirebilir. Oysa akademik başarı, bireyin değerini belirleyen tek unsur değildir.
Öğrencilerin en çok ihtiyaç duyduğu şey koşulsuz destek ve güven duygusudur. Ailelerin sergileyeceği destekleyici ve anlayışlı yaklaşım, öğrencilerin sınav sürecini daha sağlıklı yönetmelerine katkı sağlayacaktır.
Sonuç
YKS’ye kalan son 102 gün, öğrenciler için hem yoğun hem de hassas bir dönemdir. Bu süreçte ailelerin temel rolü yalnızca akademik başarıyı takip etmek değil, aynı zamanda öğrencilerin psikolojik dayanıklılığını destekleyen bir ortam oluşturmaktır.
Unutulmamalıdır ki çoğu zaman bir öğrencinin sınav sürecindeki performansını belirleyen en önemli faktörlerden biri, kendisini güvende hissettiği bir aile ortamıdır.

