KAPADOKYA ÜNİVERSİTESİ
Mehtap Konak
Köşe Yazarı
Mehtap Konak
 

Defter

  Herkesin bir sayfası var. Kimisi küçücük bir not gibi ilişiyor hayatımıza. Kimisi ise fark etmeden koca bir bölümü kaplıyor. Yıllar sonra eski bir defteri karıştırır gibi geçmişi düşündüğümde bunu daha iyi anlıyorum. Bazı isimleri hatırlamakta zorlanıyorum. Bazı yüzleri gözümün önüne getiremiyorum. Ama bazı sayfalar var ki aradan ne kadar zaman geçerse geçsin hâlâ ilk günkü gibi duruyor. Üstelik bunun, o insanların hayatımızda ne kadar kaldığıyla da ilgisi yok. Çünkü bazen yıllarını verdiğin insanlar birkaç satıra dönüşüyor. Bazen de çok kısa tanıdığın biri, bir sayfadan çıkıp bütün deftere yayılıyor. Galiba insanın içinde yer eden şey zaman değil. Dokunabildiği yerdir. Her defterde üzeri çizilmiş satırlar vardır. Benim defterimde de var. Bir daha okumam dediğim sayfalar… Geri dönmem dediğim cümleler… Adını anmam dediğim insanlar… Ama ne ilginçtir ki bazı isimlerin üzerini çizmek, onları silmeye yetmiyor. Mürekkep dağılıyor belki. Yazı bozuluyor. Ama iz kalıyor. Sonra bazı sayfalara denk geliyorum. Ne üzeri çizilmiş. Ne altı çizilmiş. Ne de özel bir işaret konmuş. Ama bomboş duruyorlar. Bir zamanlar çok şey ifade eden bazı insanların, zamanla sıradan bir satıra dönüşebildiğini görüyorum. Sanırım hayat bana bunu öğretti. İnsanlar defterimize girdikleri gibi kalmıyor. Kimi büyüyor. Kimi küçülüyor. Kimi siliniyor. Kimi unutuluyor. Kimi ise yıllar geçse de aynı yerde duruyor. Ve bazen düşünüyorum… Eğer bir gün kader karşıma oturup konuşacak olursa ona mutluluğu ya da hüznü sormayacağım. Ona sayfaları soracağım. Neden bazı insanlara yalnızca birkaç satır ayırdığını… Neden bazılarını koca bir bölüm yaptığını… Neden bazı sayfaların sonuna nokta koyarken bazılarının cümlesini yarım bıraktığını… Belki de cevabını hiçbir zaman öğrenemeyeceğim. Ama şunu biliyorum: Hayat dediğimiz şey biraz da bir defterdir. Ve biz, farkında olmadan birbirimizin sayfalarında yaşamaya devam ederiz. Kiminin adı okunur hâlde kalır. Kiminin üzeri çizilir. Ama her sayfa, dönüp baktığımızda bize biraz kendimizi anlatır. Peki ya şimdi…Kalemi yeniden elimize alıp, hayatımızın bundan sonraki sayfasını kendimiz yazmaya cesaret edebilir miyiz?
Ekleme Tarihi: 31 Ağustos 2026 -Pazartesi

Defter

 

Herkesin bir sayfası var.

Kimisi küçücük bir not gibi ilişiyor hayatımıza.

Kimisi ise fark etmeden koca bir bölümü kaplıyor.

Yıllar sonra eski bir defteri karıştırır gibi geçmişi düşündüğümde bunu daha iyi anlıyorum.

Bazı isimleri hatırlamakta zorlanıyorum.

Bazı yüzleri gözümün önüne getiremiyorum.

Ama bazı sayfalar var ki aradan ne kadar zaman geçerse geçsin hâlâ ilk günkü gibi duruyor.

Üstelik bunun, o insanların hayatımızda ne kadar kaldığıyla da ilgisi yok.

Çünkü bazen yıllarını verdiğin insanlar birkaç satıra dönüşüyor.

Bazen de çok kısa tanıdığın biri, bir sayfadan çıkıp bütün deftere yayılıyor.

Galiba insanın içinde yer eden şey zaman değil.

Dokunabildiği yerdir.

Her defterde üzeri çizilmiş satırlar vardır.

Benim defterimde de var.

Bir daha okumam dediğim sayfalar…

Geri dönmem dediğim cümleler…

Adını anmam dediğim insanlar…

Ama ne ilginçtir ki bazı isimlerin üzerini çizmek, onları silmeye yetmiyor.

Mürekkep dağılıyor belki.

Yazı bozuluyor.

Ama iz kalıyor.

Sonra bazı sayfalara denk geliyorum.

Ne üzeri çizilmiş.

Ne altı çizilmiş.

Ne de özel bir işaret konmuş.

Ama bomboş duruyorlar.

Bir zamanlar çok şey ifade eden bazı insanların, zamanla sıradan bir satıra dönüşebildiğini görüyorum.

Sanırım hayat bana bunu öğretti.

İnsanlar defterimize girdikleri gibi kalmıyor.

Kimi büyüyor.

Kimi küçülüyor.

Kimi siliniyor.

Kimi unutuluyor.

Kimi ise yıllar geçse de aynı yerde duruyor.

Ve bazen düşünüyorum…

Eğer bir gün kader karşıma oturup konuşacak olursa ona mutluluğu ya da hüznü sormayacağım.

Ona sayfaları soracağım.

Neden bazı insanlara yalnızca birkaç satır ayırdığını…

Neden bazılarını koca bir bölüm yaptığını…

Neden bazı sayfaların sonuna nokta koyarken bazılarının cümlesini yarım bıraktığını…

Belki de cevabını hiçbir zaman öğrenemeyeceğim.

Ama şunu biliyorum:

Hayat dediğimiz şey biraz da bir defterdir.

Ve biz, farkında olmadan birbirimizin sayfalarında yaşamaya devam ederiz.

Kiminin adı okunur hâlde kalır.

Kiminin üzeri çizilir.

Ama her sayfa, dönüp baktığımızda bize biraz kendimizi anlatır.

Peki ya şimdi…Kalemi yeniden elimize alıp, hayatımızın bundan sonraki sayfasını kendimiz yazmaya cesaret edebilir miyiz?

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve lalehaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.