NTSO Başkan Adayı Mustafa Ertaş son dönemde sürekli manşetlerde. Her gün bir ziyaret, her gün bir açıklama, her gün yeni bir slogan…
Ama artık Nevşehir kamuoyu şunu sormaya başladı:
Bu kadar reklamın arkasında gerçekten dolu bir vizyon var mı?
Çünkü ortaya konulan tabloya bakıldığında ciddi bir çelişki görülüyor. Sürekli “41 proje” deniliyor ama projelerin içeriğine bakıldığında büyük kısmının kulağa hoş gelen genel ifadelerden ibaret olduğu görülüyor. Somut hedef yok, net bütçe yok, uygulanabilirlik analizi yok.
Kısacası ortada bolca PR çalışması var ama güçlü bir ekonomik reçete hâlâ yok.
Nevşehir’in bugünkü ekonomik şartları ortadayken insanların artık süslü cümlelere karnı tok. Esnaf kan ağlıyor, sanayici maliyet altında eziliyor, gençler şehirde gelecek göremiyor. Ama Mustafa Ertaş’ın seçim çalışmalarına bakıyorsunuz; daha çok fotoğraf, daha çok ziyaret, daha çok algı operasyonu…
Nevşehir’in gerçek sorunları ise geri planda kalıyor.
Bir ticaret odası başkan adayının görevi sürekli poz vermek değildir.
Şehrin ekonomisine yön verecek kapasiteyi ortaya koymaktır.
Ama bugün Mustafa Ertaş’ın yürüttüğü kampanyaya bakıldığında ortaya çıkan görüntü şu:
İçi doldurulamamış büyük vaatler ve profesyonel şekilde pazarlanmış bir seçim çalışması.
Asıl sorun da burada başlıyor.
Çünkü Nevşehir artık kandırılması kolay bir şehir değil.
İnsanlar artık sadece “değişim” kelimesini duymak istemiyor.
Nasıl bir değişim?
Hangi kaynakla?
Hangi kadroyla?
Hangi ekonomik planla?
Bu soruların cevabı hâlâ ortada yok.
Üstelik dikkat çeken başka bir durum daha var:
Mustafa Ertaş’ın kamuoyuna yansıyan çalışmalarında üretimden çok imaj çalışması öne çıkıyor. Sürekli servis edilen ziyaret haberleri, destek açıklamaları ve organize PR dili artık insanlarda ters etki oluşturmaya başladı.
Çünkü Nevşehir halkı şunu görüyor:
Şehir ekonomik olarak küçülürken bazı isimler sadece seçim vitrinini büyütmeye çalışıyor.
Kapadokya gibi dünya markası bir bölgede ticaret odası başkanlığına aday olan bir ismin artık klasik siyaset yöntemleriyle hareket etmesi büyük eksikliktir. Bu şehir artık “biz geliyoruz” söylemi değil, “biz neyi nasıl çözeceğiz” cevabını bekliyor.
Ama şu ana kadar ortaya konulan tablo daha çok bir reklam kampanyasını andırıyor.
İşin en dikkat çekici tarafı ise şu:
Nevşehir’in ekonomik geleceği konuşulması gerekirken bugün kamuoyu daha çok Mustafa Ertaş’ın medya görünürlüğünü konuşuyor.
Bu da ister istemez şu soruyu büyütüyor:
Mustafa Ertaş gerçekten Nevşehir ekonomisini mi düşünüyor, yoksa iyi planlanmış bir seçim atmosferinin rüzgârını mı kullanıyor?
Çünkü ortada güçlü bir ekonomik vizyon olsaydı bugün insanlar proje broşürlerini değil, somut çözüm planlarını konuşuyor olurdu.
Nevşehir’in artık reklamla kaybedecek zamanı yok.

